Kategori: Uncategorized @tr

2026 RES-GES İmar ve Ruhsat Yönetmeliği: Yeni Düzenleme Neleri Değiştiriyor?

2026 RES-GES İmar ve Ruhsat Yönetmeliği: Yeni Düzenleme Neleri Değiştiriyor?

RES ve GES yatırımlarında imar ve ruhsat süreçleri, projenin teknik tasarımı kadar yatırım takviminin de önemli bir parçasını oluşturuyor. 2026 yılında bu süreçlerle ilgili önemli bir düzenleme yürürlüğe girdi.

Rüzgâr ve Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesislerinin İmar ve Ruhsat İşlemlerine İlişkin Yönetmelik, 24 Temmuz 2026 tarihinde yayımlandı. Yönetmelik, ön lisans veya üretim lisansı bulunan RES ve GES tesislerinin imar ve ruhsat işlemlerinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından uygulanacak usul ve esasları düzenliyor.

24 Ağustos 2026 tarihinde ise Bakanlık tarafından RES-GES İmar ve Ruhsat İşlemleri Uygulama Rehberi ile Sıkça Sorulan Sorular dokümanı yayımlandı.

Peki bu düzenleme RES ve GES yatırımcıları açısından ne ifade ediyor?

Bakanlık artık RES ve GES projelerinde alternatif bir başvuru mercii

Düzenlemenin en önemli noktalarından biri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın belirli imar ve ruhsat işlemlerinde yetkili hale gelmesi.

Bakanlık;

  • İmar planlarının onaylanması,
  • Parselasyon planlarının onaylanması,
  • Yapı ruhsatı düzenlenmesi,
  • Yapı kullanma izin belgesi verilmesi,
  • İşyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi

gibi işlemleri Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirebiliyor.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var:

Bu düzenleme belediyelerin, il özel idarelerinin veya diğer yetkili idarelerin mevcut yetkilerini ortadan kaldırmıyor.

Dolayısıyla Bakanlığın yetkisi, mevcut yetkili idarelere ek olarak alternatif bir başvuru imkânı sağlıyor.

Yatırımcı açısından ne ifade ediyor?

RES ve GES projelerinde imar ve ruhsat süreçleri farklı kurumlarla yürütülebiliyor. Yeni düzenleme, lisans sahibi yatırımcı açısından bu süreçlerde kullanılabilecek alternatif bir idari kanal oluşturuyor.

Bu durum özellikle proje takviminin oluşturulması ve süreçlerin daha öngörülebilir şekilde planlanması açısından önem taşıyor.

Ancak “artık bütün RES ve GES izinleri Bakanlıktan alınacak” şeklinde bir yorum yapmak doğru değil.

Düzenleme hangi RES ve GES projelerini kapsıyor?

Burada özellikle dikkat edilmesi gereken konu, Yönetmeliğin kapsamı.

Yönetmelik ön lisans veya üretim lisansı bulunan rüzgâr ve güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerini kapsıyor.

Bu nedenle düzenlemenin hükümlerini doğrudan tüm lisanssız GES ve RES projelerine uygulamak doğru değildir.

Lisanssız üretim tesislerinin imar ve ruhsat süreçleri açısından farklı mevzuat hükümleri ve ilgili idarelerin uygulamaları ayrıca değerlendirilmelidir.

Kurum görüşleri için 30 günlük süre

RES ve GES projelerinde kurum görüşleri, imar planı çalışmalarının önemli aşamalarından biri.

Yeni Yönetmeliğe göre ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerini 30 gün içerisinde bildirmesi gerekiyor.

Etüt veya analiz gibi daha uzun çalışma gerektiren durumlarda ise ilgili kurumun talebi üzerine 30 günü geçmemek üzere ilave süre verilebiliyor.

Bu düzenleme, yatırımcı açısından özellikle proje takviminin oluşturulması bakımından önemli.

Ancak burada 30 günlük sürenin, kurum görüşünün mutlaka olumlu sonuçlanacağı veya her projenin 30 gün içinde tamamlanacağı anlamına gelmediğini belirtmek gerekiyor. Düzenleme, esas olarak kurumların görüş bildirme süresini düzenliyor.

RES ve GES projelerinde imar planı süreci

Bakanlık üzerinden yürütülen süreçte imar planlarının hazırlanmasında;

  • Hâlihazır haritalar,
  • Jeolojik ve jeoteknik etütler,
  • Kurum görüşleri,
  • Planlama kararları,
  • İlgili mevzuat ve şehircilik ilkeleri

dikkate alınıyor.

Hazırlanan imar planlarının Bakanlık tarafından onaylanmasının ardından planlar 15 gün süreyle ilan ediliyor.

Bu süre içerisinde itiraz yapılabiliyor.

İtiraz bulunmaması halinde plan ilan süresinin sonunda kesinleşiyor. İtiraz olması durumunda ise Bakanlık tarafından değerlendirme yapılıyor.

Yatırımcı açısından neden önemli?

Bir RES veya GES yatırımında arazi seçimi yapıldıktan sonra yalnızca elektriksel bağlantı imkânının değerlendirilmesi yeterli değil.

Sahanın imar durumu, kurum görüşleri, jeolojik koşulları ve diğer planlama kriterlerinin yatırımın ilk aşamasında birlikte değerlendirilmesi, ilerleyen aşamalarda ortaya çıkabilecek proje değişikliklerinin önüne geçilmesi açısından önemli.

RES projelerinde yapı yüksekliği için önemli düzenleme

RES projelerinde türbin teknolojisi ve buna bağlı yapı yüksekliği, imar planlamasında önemli bir konu.

Yönetmelikte RES ve GES tesislerinde yapıların teknolojinin gerektirdiği yüksekliğe göre “Yençok” değerinin belirlenmesi öngörülüyor.

Bu özellikle modern ve yüksek kuleli rüzgâr türbinlerinin kullanıldığı projelerde dikkat edilmesi gereken bir düzenleme.

Dolayısıyla kullanılacak türbinin teknik özelliklerinin imar planı hazırlanırken doğru şekilde ortaya konulması önem taşıyor.

GES projelerinde zemin etüdü konusunda önemli kolaylık

Yönetmelikte GES projeleri açısından dikkat çeken düzenlemelerden biri de zemin etüdüyle ilgili.

İmar planının hazırlanması amacıyla gerçekleştirilen jeolojik-jeoteknik etüt çalışmalarının Bakanlık tarafından yeterli görülmesi halinde, Bakanlık tarafından düzenlenecek yapı ruhsatı için ayrıca zemin etüt raporu aranmayabiliyor.

Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor:

Bu uygulama Bakanlık tarafından düzenlenen yapı ruhsatı için geçerli.

Dolayısıyla yapı ruhsatının belediye veya başka bir yetkili idareden alınması durumunda aynı uygulamanın otomatik olarak geçerli olduğu söylenemez.

Bu ayrım, proje geliştirme aşamasında hangi başvuru yolunun kullanılacağının değerlendirilmesini önemli hale getiriyor.

Yapı ruhsatı için 30 günlük süre

Bakanlığa yapılacak yapı ruhsatı başvurusunda gerekli belgelerin eksiksiz olması ve mevzuata aykırı bir durum bulunmaması halinde yapı ruhsatının başvuru tarihinden itibaren 30 gün içerisinde düzenlenmesi öngörülüyor.

Bu süre yatırımcı açısından özellikle proje takviminin planlanması bakımından önemli.

Ancak burada da temel şart başvurunun eksiksiz olması.

Bu nedenle ruhsat dosyasındaki teknik ve idari belgelerin başvuru öncesinde eksiksiz hazırlanması, sürecin gereksiz yere uzamasının önlenmesi açısından önem taşıyor.

İşyeri açma ve çalışma ruhsatında 5 günlük süre

Yönetmelik kapsamında Bakanlığa yapılan işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusunda da bir süre düzenlemesi bulunuyor.

Başvurunun mevzuata uygun olduğunun tespit edilmesi halinde ruhsatın 5 gün içerisinde düzenlenmesi öngörülüyor.

Ancak bu ruhsatın düzenlenmesinden sonra sahada kontrol gerçekleştiriliyor.

Ruhsat düzenlendikten sonra 30 gün içerisinde kontrol yapılması ve uygunsuzluk tespit edilmesi halinde bunların giderilmesi için bir defaya mahsus olmak üzere 15 gün süre verilmesi öngörülüyor.

Uygunsuzlukların giderilmemesi halinde ruhsat iptal edilebiliyor.

Özel kanunlara tabi alanlarda süreç devam ediyor

Yeni Yönetmelik, RES ve GES projelerindeki bütün izin süreçlerini tek başına ortadan kaldırmıyor.

Projenin özel kanunlara tabi bir alanda bulunması halinde ilgili mevzuat kapsamında gerekli izin, görüş ve onayların alınması gerekiyor.

Örneğin;

  • Sit alanları,
  • Tabiat varlıklarını koruma alanları,
  • Turizm alanları,
  • Askerî yasak ve güvenlik bölgeleri

gibi özel düzenlemelere tabi alanlarda ilgili kurumların yetkileri devam ediyor.

Bu nedenle bir sahanın yalnızca elektrik üretimi açısından uygun olması, imar ve ruhsat açısından da doğrudan uygun olduğu anlamına gelmiyor.

Daha önce başlatılmış projeler ne olacak?

Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce ilgili idarelerde başlatılmış imar planı, parselasyon, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi veya işyeri açma ve çalışma ruhsatı işlemleri otomatik olarak Bakanlığa devredilmiyor.

Ancak henüz sonuçlanmamış bir işlem için başvuru sahibi, önceki başvurusunu usulüne uygun şekilde sonlandırarak Yönetmelik kapsamında Bakanlığa yeni başvuru yapabiliyor.

Bu durumda Bakanlıktaki işlem, önceki başvurunun devamı olarak değil, yeni bir başvuru olarak değerlendiriliyor.

Ayrıca daha önce alınmış kurum görüşleri, hâlihazır haritalar ve jeolojik-jeoteknik etütler; güncel, geçerli ve yeni başvuruya uygun olmaları şartıyla kullanılabiliyor.

RES ve GES yatırımcıları için ne değişti?

2026 yılında yapılan düzenlemeyle birlikte ön lisans veya üretim lisansı bulunan RES ve GES projelerinde imar ve ruhsat işlemleri açısından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın da kullanılabilecek bir başvuru mercii haline gelmesi, yatırımcı açısından önemli bir değişiklik.

Özellikle;

İmar planı → kurum görüşleri → parselasyon → yapı ruhsatı → yapı kullanma izin belgesi → işyeri açma ve çalışma ruhsatı

gibi birbirini takip eden süreçlerde belirli sürelerin tanımlanması, yatırım takviminin oluşturulması açısından önem taşıyor.

Ancak yeni düzenleme, RES ve GES projelerinde tüm izinlerin tek bir kurum üzerinden alınacağı anlamına gelmiyor.

Her projenin;

  • Arazi ve mülkiyet durumu,
  • İmar durumu,
  • Kurum görüşleri,
  • Jeolojik ve jeoteknik koşulları,
  • Özel kanunlara tabi olup olmadığı,
  • Çevresel yükümlülükleri,
  • Şebeke bağlantısı

birlikte değerlendirilmelidir.

Sonuç

RES ve GES yatırımlarında proje geliştirme aşamasında yalnızca santral kapasitesini ve ekipmanları belirlemek yeterli değildir.

Sahanın imar ve ruhsat durumu, yatırımın başlangıcında değerlendirilmesi gereken temel konulardan biridir.

2026 yılında yürürlüğe giren yeni Yönetmelik, lisanslı RES ve GES projelerinde yatırımcıya yeni bir başvuru kanalı sunarken, imar ve ruhsat süreçlerinin uygulanmasına ilişkin belirli süre ve usulleri de ortaya koyuyor.

Bu nedenle yeni bir RES veya GES yatırımına başlanırken, mevcut mevzuatın yanı sıra projenin uygulanacağı sahanın özel koşullarının da birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.

Mars Enerji olarak RES ve GES projelerinde saha değerlendirmesi, proje geliştirme, izin ve başvuru süreçleri ile anahtar teslim uygulama alanlarında mühendislik hizmetleri sunuyoruz.

Resmî kaynaklar

2026’da Fabrikaya Yenilenebilir Enerji Santrali Kurmak: Baştan Sona Yatırım Rehberi

2026’da Fabrikaya Yenilenebilir Enerji Santrali Kurmak: Baştan Sona Yatırım Rehberi

Sanayi tesislerinde enerji maliyetleri, işletmelerin toplam üretim maliyetleri içerisinde her geçen gün daha önemli bir yer tutuyor. Özellikle yüksek elektrik tüketimine sahip fabrikalar için yenilenebilir enerji yatırımları; yalnızca elektrik üretmek değil, uzun vadeli enerji maliyetlerini kontrol altına almak, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan daha az etkilenmek ve işletmenin rekabet gücünü korumak açısından stratejik bir yatırım haline geliyor.

Peki 2026 yılında fabrikasına yenilenebilir enerji santrali kurmak isteyen bir yatırımcı nereden başlamalı?

Fabrikaya Yenilenebilir Enerji Santrali Kurmak

Birçok yatırımcı bu sürece doğrudan “Çatıma kaç kW GES kurabilirim?” veya “Arazime kaç MW RES kurabilirim?” sorularıyla başlıyor. Oysa doğru yaklaşım, panel veya türbin seçmekten çok daha önce başlıyor.

Doğru yatırımın ilk adımı santral seçmek değil, yatırımın fizibilitesini doğru şekilde ortaya koymaktır.

Çünkü bir yenilenebilir enerji yatırımı; fizibilite, yatırım kararı, resmi izinler, finansman, mühendislik, ekipman tedariki, kurulum ve kabul gibi birbirini takip eden birçok aşamadan oluşur.

Bu yazımızda, fabrikasına GES, RES veya hibrit yenilenebilir enerji sistemi kurmak isteyen yatırımcılar için bu süreci baştan sona ve adım adım ele alıyoruz.

1. Fizibilite: Yatırımın Gerçekten Yapılabilir ve Mantıklı Olduğunu Belirlemek

Yenilenebilir enerji yatırımının ilk ve en önemli aşaması kapsamlı bir fizibilite çalışmasıdır.

Fizibilite, yalnızca santralin ne kadar elektrik üreteceğini hesaplayan bir çalışma değildir. Asıl amaç, yatırımın teknik olarak uygulanabilir, ekonomik olarak anlamlı ve işletmenin ihtiyaçlarına uygun olup olmadığını ortaya koymaktır.

İyi hazırlanmış bir fizibilite çalışmasında;

  • Fabrikanın geçmiş dönem elektrik tüketimleri,
  • Saatlik ve dönemsel tüketim profili,
  • Elektrik faturaları ve enerji maliyetleri,
  • Çatı veya arazi koşulları,
  • Güneş ve/veya rüzgâr kaynağı,
  • GES, RES veya hibrit sistem alternatifleri,
  • Tahmini yıllık enerji üretimi,
  • Öz tüketim potansiyeli,
  • Şebeke bağlantı imkanları,
  • Tahmini yatırım maliyeti,
  • İşletme ve bakım giderleri,
  • Finansman koşulları,
  • Yatırımın geri dönüş süresi,
  • Projenin karşılaşabileceği teknik ve idari riskler

birlikte değerlendirilir.

Buradaki temel amaç yalnızca “kaç MW santral kurulabilir?” sorusuna cevap vermek değildir.

Asıl soru:

“Bu fabrika için hangi yenilenebilir enerji yatırımı en doğru sonucu verir?”

olmalıdır.

GES mi, RES mi, Hibrit Sistem mi?

Fizibilite aşamasında değerlendirilmesi gereken ilk konulardan biri de hangi enerji kaynağının fabrika için daha uygun olduğudur.

Gündüz saatlerinde yoğun elektrik tüketen ve yeterli çatı alanına sahip bir işletmede GES güçlü bir seçenek olabilir.

Gece saatlerinde de yüksek elektrik tüketen veya 24 saat çalışan bir fabrikada ise RES, tüketim profiline daha uygun olabilir.

Bazı işletmelerde ise GES ve RES’in birlikte değerlendirilmesi, üretimin farklı saatlere yayılması açısından daha avantajlı olabilir.

Dolayısıyla yatırım kararı yalnızca santralin kurulu gücüne göre değil, fabrikanın gerçek tüketim profiline ve de santralin kurulacağı bölgenin kaynak verimliliğine (rüzgâr verimi, güneşlenme verimi) göre verilmelidir.

Saha ve Kaynak Analizi

Fizibilitenin bir diğer önemli kısmı kurulacak sistem için sahanın ve enerji kaynağının incelenmesidir.

GES için;

  • Çatı statik durumu,
  • Kullanılabilir alan,
  • Çatı yönü ve eğimi,
  • Gölgeleme,
  • Panel yerleşimi,
  • Kablo güzergâhları,
  • Mevcut elektrik altyapısı

değerlendirilir.

Arazi projelerinde ise mülkiyet, arazi niteliği, imar durumu, ulaşım, topografya ve ilgili kurumların görüşleri gibi konular da incelenir.

RES projelerinde ise arazinin büyüklüğünden çok rüzgâr kaynağının kalitesi önemlidir.

Rüzgâr verilerinin güvenilirliği, veri süresi, uzun dönem korelasyonu, ölçüm yüksekliği, topoğrafya, türbin güç eğrisi ve türbin yerleşimi birlikte değerlendirilerek daha gerçekçi bir üretim tahmini oluşturulur.

Şebeke Bağlantısı da Fizibilitenin Bir Parçasıdır

Bir fabrikanın uygun çatısının veya arazisinin bulunması, projenin otomatik olarak uygulanabileceği anlamına gelmez.

Santralin hangi noktadan şebekeye bağlanacağı, mevcut kapasitenin yeterli olup olmadığı ve bağlantının teknik olarak mümkün olup olmadığı daha yatırımın başında değerlendirilmelidir.

Bu nedenle fizibilite çalışmasında bağlantı noktası, trafo merkezi, mevcut kapasite, gerilim seviyesi, tüketim tesisi ve planlanan üretim kapasitesi birlikte ele alınmalıdır.

Fizibilitenin Sonunda Yatırımcı Ne Öğrenmeli?

İyi bir fizibilite raporunun sonunda yatırımcı en azından şu soruların cevabını net biçimde görebilmelidir:

Bu yatırım teknik olarak yapılabilir mi?

GES mi, RES mi, yoksa hibrit sistem mi daha avantajlı?

Ne kadar elektrik üretilebilir?

Bu enerjinin ne kadarı fabrikada kullanılabilir?

Yatırım maliyeti ne kadar?

Yatırımın geri dönüşü ne kadar?

Projede hangi temel riskler bulunuyor?

Bu nedenle fizibiliteyi yalnızca bir rapor değil, yatırım kararının temelini oluşturan yol haritası olarak görmek gerekir.

Fizibiliteyi Hazırlayan Firmanın Tecrübesi Neden Önemli?

Günümüzde enerji üretim hesaplamaları yapan birçok yazılım ve veri kaynağına ulaşmak mümkün. Ancak doğru bir fizibilite, yalnızca verilerin bir programa girilmesiyle hazırlanmaz.

Özellikle yüksek güçlü RES ve GES yatırımlarında saha koşullarının doğru yorumlanması, doğru ekipmanın seçilmesi, üretim tahminlerinin gerçekçi yapılması, bağlantı imkanlarının değerlendirilmesi ve yatırım maliyetlerinin doğru öngörülmesi ciddi proje tecrübesi gerektirir.

Aynı tüketim verileri üzerinden dahi farklı proje kurguları oluşturulabilir ve bu projelerin yatırım geri dönüşleri birbirinden önemli ölçüde farklı olabilir.

Bu nedenle yatırımcı açısından, daha önce gerçek sahalarda proje geliştirmiş ve uygulamış, yalnızca teorik danışmanlık değil saha, izin, mühendislik ve EPC tecrübesine sahip bir ekip ile çalışmak önemli bir avantaj sağlar.

Mars Enerji olarak yenilenebilir enerji yatırımlarında saha değerlendirmesi, enerji üretim tahmini, yatırım maliyeti ve yatırım geri dönüş analizi dahil olmak üzere proje geliştirme ve fizibilite çalışmalarını gerçekleştiriyoruz.

Fabrikanız için yenilenebilir enerji yatırımı planlıyorsanız, yatırım kararından önce projenize özel ön değerlendirme için Mars Enerji ile iletişime geçebilirsiniz.

2. Yatırım Kararı: Projenin Kapsamını ve Modelini Kesinleştirmek

Fizibilite sonucunda yatırımın teknik ve ekonomik açıdan uygun olduğu görülürse, sıra yatırım kararının verilmesine gelir.

Bu aşamada artık yalnızca “yenilenebilir enerji yatırımı yapacak mıyız?” sorusu değil, “nasıl bir proje yapacağız?” sorusu cevaplanır.

Yatırımcı tarafından;

  • Santral tipi,
  • Kurulu güç,
  • GES, RES veya hibrit model,
  • Kullanılacak saha,
  • Tahmini yatırım bütçesi,
  • Finansman yöntemi,
  • Hedeflenen yatırım geri dönüşü

netleştirilir.

Bu aşamada fizibilitede değerlendirilen alternatifler arasından en uygun proje senaryosu seçilir ve proje kapsamı kesinleştirilir.

Böylece resmi başvuru, mühendislik ve satın alma süreçleri belirli bir proje üzerinden ilerlemeye başlar.

3. Resmi İzinler ve Başvuru Süreçleri

Yatırım kararı verildikten sonra projenin hayata geçirilebilmesi için gerekli resmi süreçler başlatılır.

Yenilenebilir enerji yatırımlarında projenin niteliğine, kurulu gücüne, bulunduğu alana ve bağlantı yapısına göre farklı kurum ve kuruluşların görüşleri, izinleri ve onayları gündeme gelebilir.

Bunlar arasında;

  • Şebeke bağlantı görüş işlemleri,
  • ÇED süreçleri,
  • İmar ve yapı süreçleri,
  • Arazi kullanımına ilişkin izinler,
  • İlgili kurum ve kuruluşların görüşleri,
  • Elektrik, İnşaat, Makine (RES için) proje onayları,

yer alabilir.

Burada önemli olan, izin süreçlerinin birbirinden bağımsız olarak yürütülmemesidir.

Bir projede alınması gereken kurum görüşü veya uygunluk belgesi, başka bir başvurunun ön koşulu olabilir. Bu nedenle proje takviminin başında hangi kurumdan hangi belge veya görüşün alınacağı ve bunların hangi sırayla ilerleyeceği belirlenmelidir.

Özellikle arazi üzerinde geliştirilen RES ve GES projelerinde mülkiyet, arazi niteliği, imar, çevresel süreçler ve kurum görüşleri yatırım takvimini doğrudan etkileyebilir.

Bu nedenle profesyonel proje geliştirme deneyimi, resmi süreçlerin doğru sırayla yürütülmesi açısından önemli bir avantaj sağlar.

4. Finansman: Yatırımın Finansal Yapısını Oluşturmak

Resmi süreçlerin başlamasıyla birlikte yatırımın finansal yapısı da netleştirilmelidir.

Yüksek güçlü yenilenebilir enerji yatırımlarında yatırımcı tüm sermayeyi öz kaynakla karşılayabileceği gibi kredi veya farklı finansman modellerini de değerlendirebilir.

Burada önemli olan yalnızca finansman bulmak değildir.

Finansmanın maliyeti, geri ödeme süresi ve yatırımın yaratacağı ekonomik fayda birlikte ele alınmalıdır.

Örneğin bir projenin teknik olarak kısa geri dönüş süresine sahip olması, yüksek finansman maliyetleri altında aynı sonucu vermeyebilir.

Bu nedenle yatırımın finansal modeli; fizibilitede ortaya konulan üretim, enerji tasarrufu ve yatırım geri dönüş beklentileriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Mars Enerji olarak yenilenebilir enerji yatırımlarında yatırımın ekonomik yapısına uygun finansman seçeneklerinin değerlendirilmesi konusunda da yatırımcılara destek sağlıyoruz.

5. Mühendislik, Ekipman Seçimi ve Sipariş Süreci

Yatırım modeli ve resmi süreçler netleştikten sonra projenin detaylı mühendislik çalışmaları yapılır.

Bu aşamada artık santralin nasıl kurulacağı teknik olarak kesinleştirilir.

GES projelerinde;

  • Panel seçimi,
  • İnverter seçimi,
  • String tasarımı,
  • DC/AC oranı,
  • Kablo kesitleri,
  • Trafo,
  • Koruma sistemleri,
  • SCADA ve izleme sistemi

gibi konular belirlenir.

RES projelerinde ise;

  • Türbin marka ve modeli,
  • Rotor çapı,
  • Hub yüksekliği,
  • Jeneratör kapasitesi,
  • Türbin güç eğrisi,
  • Temel tasarımı,
  • Orta gerilim sistemi,
  • Şebeke bağlantısı,
  • SCADA ve kontrol sistemleri

gibi teknik kararlar kesinleştirilir.

Ekipman Seçiminde Sadece Fiyata Bakılmamalı

Yatırımcıların bu aşamada yaptığı en önemli hatalardan biri, ekipmanı yalnızca satın alma fiyatına göre değerlendirmektir.

Oysa ekipmanın verimliliği, üretim performansı, garanti koşulları, teknik servis imkanları, kullanım ömrü ve bakım maliyetleri de yatırımın toplam ekonomisini etkiler.

Bu nedenle doğru ekipman, en ucuz ekipman değil; proje ve saha koşullarına en uygun ekipmandır.

Mühendislik tasarımı tamamlandıktan sonra gerekli ana ekipmanların siparişleri verilir ve tedarik süreci başlatılır.

Özellikle yüksek güçlü projelerde ekipman teslim süreleri yatırım takviminin önemli bir parçası olduğundan, satın alma planlamasının proje programına uygun şekilde yapılması gerekir.

6. Kurulum ve Saha Uygulaması

İzin, mühendislik ve tedarik süreçleri tamamlandıktan sonra santral artık sahada uygulanmaya başlanır.

Bu aşamada projenin;

  • Saha hazırlığı,
  • İnşaat işleri,
  • Temel ve altyapı çalışmaları,
  • Mekanik montaj,
  • Elektrik montajı,
  • Kablolama,
  • Orta gerilim işleri,
  • Trafo kurulumu,
  • SCADA ve haberleşme altyapısı

tamamlanır.

GES projelerinde panel ve inverterlerin montajından elektrik altyapısına kadar tüm sistemin tasarlanan projeye uygun şekilde kurulması gerekir.

RES projelerinde ise türbin temelinden kule ve türbin montajına, orta gerilim bağlantılarından kontrol sistemlerine kadar çok daha kapsamlı saha operasyonları yürütülür.

Bu aşamada EPC danışmanlık firmasının saha organizasyonu ve proje yönetimi tecrübesi büyük önem taşır.

Çünkü kurulum sürecinde oluşabilecek gecikmeler veya koordinasyon sorunları, yatırımın devreye alma tarihini ve yatırımcının ilave maliyetler ile karşı karşıya kalmasına neden olabilir.

7. Test, Kabul ve Devreye Alma

Santral fiziksel olarak tamamlandığında yatırım henüz bitmiş sayılmaz.

Devreye alma öncesinde sistemin güvenli ve tasarlanan şekilde çalıştığının doğrulanması gerekir.

Bu kapsamda;

  • Elektriksel testler,
  • Mekanik kontroller,
  • Koruma sistemi testleri,
  • Ölçüm ve sayaç kontrolleri,
  • Haberleşme testleri,
  • SCADA kontrolleri,
  • Ekipman fonksiyon testleri

gerçekleştirilir.

Gerekli kontroller ve resmi kabul süreçleri tamamlandıktan sonra santral işletmeye alınır.

Bu aşamadaki amaç yalnızca santralin çalışması değildir.

Santralin tasarlanan teknik özelliklere uygun çalıştığının ve güvenli şekilde işletilebildiğinin doğrulanmasıdır.

8. İşletme, Bakım ve Performans Takibi

Yenilenebilir enerji yatırımı santral devreye alındığında sona ermez.

Asıl uzun dönemli yatırım performansı, işletme döneminde ortaya çıkar.

GES projelerinde;

  • Panel performansı,
  • İnverter durumu,
  • String kayıpları,
  • Kirlilik,
  • Gölgeleme,
  • Sıcaklık etkileri

takip edilmelidir.

RES projelerinde ise;

  • Türbin kullanılabilirliği,
  • Üretim performansı,
  • Bakım durumu,
  • SCADA verileri,
  • Alarm ve arızalar

düzenli olarak izlenmelidir.

Düzenli bakım ve performans takibi, santralin uzun yıllar boyunca beklenen üretim seviyelerine mümkün olduğunca yakın çalışmasını sağlamak açısından önemlidir.

Bu nedenle işletme ve bakım planı da yatırımın ilk gününden itibaren dikkate alınmalıdır.

Fabrikaya Yenilenebilir Enerji Santrali Kurarken Yapılan En Büyük Hatalar

Yenilenebilir enerji yatırımlarında yapılan hataların önemli bir bölümü santral kurulduktan sonra değil, yatırımın ilk aşamalarında ortaya çıkar.

Fizibiliteyi yeterince detaylandırmadan yatırım kararı vermek

Sadece yıllık üretim ve yatırım maliyetine bakmak, yatırımın gerçek ekonomik performansını göstermeyebilir.

Sadece santralin kurulu gücüne odaklanmak

Daha büyük bir santral her zaman daha iyi yatırım anlamına gelmez. Üretimin tüketim profiliyle uyumu ve yatırım maliyeti birlikte değerlendirilmelidir.

Şebeke koşullarını geç değerlendirmek

Bağlantı imkanlarının proje ilerledikten sonra incelenmesi, ciddi zaman ve maliyet kayıplarına yol açabilir.

Resmi süreçleri proje sonunda düşünmek

İzin ve kurum görüşlerinin yatırımın başında planlanmaması, proje takviminin uzamasına neden olabilir.

Ekipman seçiminde yalnızca satın alma fiyatına bakmak

Ekipmanın uzun vadeli üretim performansı, garanti koşulları, bakım maliyetleri ve servis imkanları da değerlendirilmelidir.

Proje geliştirme tecrübesini göz ardı etmek

Özellikle yüksek güçlü RES ve GES yatırımlarında yanlış saha, yanlış ekipman, hatalı üretim tahmini veya eksik izin planlaması yatırımın toplam maliyetini ve geri dönüşünü doğrudan etkileyebilir.

Bu nedenle yatırımcı açısından gerçek projelerde saha ve uygulama tecrübesine sahip bir ekip ile çalışmak, yatırım sürecinin en önemli avantajlarından biridir.

Sonuç: Doğru Yatırım, Doğru Fizibiliteyle ve Doğru Danışman Firma İle Başlar

2026 yılında fabrikasına yenilenebilir enerji santrali kurmak isteyen bir yatırımcı için en önemli konu, mümkün olan en büyük santrali kurmak değildir.

En önemli konu;

doğru projeyi belirlemek, doğru kapasiteyi seçmek, doğru bağlantı ve izin süreçlerini yürütmek ve yatırımı gerçek tüketim verileri üzerinden ekonomik olarak değerlendirmektir.

Başarılı bir yenilenebilir enerji yatırımı genel olarak şu aşamalardan oluşur:

Fizibilite → Yatırım Kararı → Resmi İzinler → Finansman → Mühendislik ve Ekipman Tedariki → Kurulum → Test, Kabul ve Devreye Alma → İşletme ve Bakım

Her aşamanın kendine özgü teknik ve idari gereklilikleri bulunur. Bu nedenle yatırımın yalnızca tek bir aşamasına değil, baştan sona bütün olarak ele alınması gerekir.

İyi hazırlanmış bir fizibilite, yatırımcıya yalnızca bir geri dönüş süresi vermez. Aynı zamanda farklı yatırım alternatiflerini karşılaştırma, olası riskleri önceden görme ve doğru proje modelini seçme imkânı sağlar.

Mars Enerji olarak yenilenebilir enerji yatırımlarında fizibilite ve proje geliştirme aşamasından başlayarak resmi izinler, mühendislik, ekipman tedariki, EPC, kurulum, devreye alma ve işletme süreçlerine kadar yatırımın farklı aşamalarında hizmet veriyoruz.

Farklı ölçeklerde gerçekleştirdiğimiz RES ve GES projelerinden edindiğimiz saha ve uygulama tecrübesini, yeni yatırımlarda doğru teknik ve ekonomik kararların alınmasına yardımcı olmak için kullanıyoruz.

Fabrikanız için yenilenebilir enerji yatırımı planlıyorsanız, ilk adımı santral seçerek değil, doğru fizibiliteyi hazırlayarak atın.

Fabrikanız için ön değerlendirme ve fizibilite hakkında Mars Enerji ile iletişime geçin.

Sık Sorulan Sorular

Fabrikaya yenilenebilir enerji santrali kurmak için ilk olarak ne yapılmalı?

İlk adım, fabrikanın elektrik tüketimi, saha koşulları, enerji kaynağı, şebeke bağlantısı ve yatırım ekonomisinin birlikte değerlendirildiği kapsamlı bir fizibilite çalışması hazırlamaktır.

Fizibilite raporunda neler incelenir?

Fizibilite çalışmasında elektrik tüketimi, üretim potansiyeli, saha uygunluğu, güneş ve rüzgâr kaynakları, şebeke bağlantısı, yatırım maliyeti, işletme giderleri, finansman koşulları ve yatırımın geri dönüşü gibi teknik ve ekonomik kriterler birlikte değerlendirilir.

GES mi RES mi daha avantajlıdır?

Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Fabrikanın tüketim saatleri, saha koşulları, güneş ve rüzgâr potansiyeli ile şebeke bağlantı şartları birlikte değerlendirilmelidir.

Fabrika için RES + GES birlikte kurulabilir mi?

Uygun teknik ve bağlantı koşullarında RES + GES hibrit sistemleri değerlendirilebilir. Böylece farklı yenilenebilir enerji kaynaklarının üretim karakteristiklerinden birlikte yararlanmak mümkün olabilir.

Fabrikam için yenilenebilir enerji yatırımına başlamadan önce ne yapmalıyım?

En doğru başlangıç, elektrik tüketim verilerinizi ve mevcut saha bilgilerinizi kullanarak projenizin teknik ve ekonomik açıdan değerlendirildiği kapsamlı bir fizibilite çalışması yaptırmaktır.

10 Yılını Dolduran Lisanssız Elektrik Tesislerine Müjde: 2026’da Satış Kısıtı Kalktı!

10 Yılını Dolduran Lisanssız Tesislerine Müjde: 2026’da Satış Kısıtı Kalktı!

Yenilenebilir enerji sektöründe ilk adımları atan ve 10 yıllık YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Destekleme Mekanizması) süresini tamamlayan ya da tamamlamak üzere olan lisanssız elektrik üretim tesislerinin (GES/RES) işletme süreçleri, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yapılan düzenlemelerle net bir çerçeveye oturtulmuştur.

Sektörde uzun süredir merakla beklenen “10 yıl sonrasında süreç nasıl işleyecek?” sorusuna yanıt veren güncel mevzuat yapısını, teknik ve hukuki sınırlarıyla birlikte derledik.

10 Yılı Dolan Tesisler İçin “Lisanssız Üretici-2” Dönemi

Mevzuat uyarınca, 10 yıllık işletme süresi biten lisanssız üretim tesisleri sistem dışı kalmamakta veya lisans alma zorunluluğuna tabi tutulmamaktadır. Bu tesislerin sistemde kalarak üretime devam edebilmesi için Lisanssız Üretici-2 statüsü tanımlanmıştır.

Bu statü kapsamında:

  • Tesislerin sisteme verdiği (veriş yönlü) enerji için EPDK tarafından belirlenen güncel “Lisanssız Üretici-2” tarifesi ve buna bağlı dağıtım bedeli mimarisi uygulanır.
  • Zorunlu alıcı mekanizması işletilmeye devam edilerek, üretilen enerjinin mevzuata uygun kısmı görevli tedarik şirketleri tarafından satın alınır.
  • Güncel tarife tablolarına yönelik kurul kararlarına EPDK Tarife Kararları sayfasından ulaşılabilir.

İhtiyaç Fazlası Enerjinin Satışında 2026 Yılı İçin Sınırlar Kalktı!

Yatırımcıların en çok merak ettiği ve yakından takip ettiği ihtiyaç fazlası enerjinin satışına yönelik kısıtlamalar, EPDK’nın peş peşe aldığı kararlarla netlik kazanmıştır.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 12 Haziran 2026 tarihli ilk kararında bu tesislerin ihtiyaç fazlası satış miktarının Kurum tarafından belirleneceğine yönelik bir düzenleme yapmıştı. Ancak sektörün dinamiklerini korumak ve yatırımcı güvenini sürdürmek adına hızlı bir adım atılarak süreç tamamen üretici lehine çevrilmiştir.

20 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan, 18 Haziran 2026 tarihli ve 14671 sayılı EPDK kararı uyarınca; YEKDEM kapsamında 10 yıllık destek süresini tamamlamış lisanssız elektrik üretim tesisleri için 2026 yılında ihtiyaç fazlası enerji satışına herhangi bir sınır getirilmeyecektir.

Bu karar doğrultusunda; üretim ve tüketim noktaları farklı yerlerde bulunan (uzak mesafeli mahsuplaşma yapan) lisanssız üretim tesisleri de dahil olmak üzere, üreticiler 2026 yılı boyunca ürettikleri fazla enerjinin tamamını satmaya devam edebileceklerdir.

Alınan 18/06/2026 tarihli 14671 Sayılı EPDK kararının tam metnini incelemek için [Tıklayınız!].

Yatırımcılar İçin Süreç Yönetimi

10 yıllık sürenin dolması, amortisman süresini tamamlamış tesislerin atıl kalacağı anlamına gelmemektedir. Yapılan son düzenlemeler, 2026 yılı için satış sınırını ortadan kaldırarak tesislerin finansal ve operasyonel olarak sürdürülebilir kalmasının önünü açmıştır. Dönemsel mevzuat güncellemelerini yakından takip etmek, tesis verimliliğini ve hukuki uyumluluğunu korumak açısından kritik bir öneme sahiptir.

Mars Enerji olarak, işletme süresinde 10 yılı deviren veya devirmek üzere olan endüstriyel tesislerin mahsuplaşma durumlarını, güncel mevzuat sınırlarını ve tarife dönüşüm süreçlerini yakından takip ediyoruz. Tesislerinizin hukuki durumuna uygun teknik analizler ve süreç yönetimi için teknik ekiplerimizle irtibata geçebilirsiniz.

[Bizimle İletişime Geçin]